Kampın Tarihsel Gelişimi

yuruyus,hiking,trekking
Sporun Tarihsel Gelişimi; Doğa Yürüyüşü
Ocak 20, 2019

Kimileri eğitim amacıyla yaptı, kimileri de askeri amaçla. Ama birileri sadece ama sadece doğayla iç içe yaşayabilmek adına kamp yapmayı akıl etti! İşte kamp yapmanın kısa tarihi.

Paradise Valley kamp alanı, Rainer Dağı Milli Parkı. Flickr

Her mevsim binlerce insan şehrin kalabalığından kaçıp, doğada farklı deneyimler yaşayabilmek adına kamp kurmaya gidiyor. Peki, insanlar durduk yere sıcak evini yatağını bırakıp doğaya gidip; soğukta, tulum ve mat üzerinde uyumayı neden seçiyor? Bu sorunun cevabı öncelikle, ‘’durduk yere’’ ibaresinin sorunun başından kaldırılmasıyla oluşacaktır.

Fotoğraf ⓒ The Coleman Co., Inc.

Doğanın zorlu koşullarında kendi çabasıyla yaşam alanı kurarak oluşturulan bu açık hava etkinliği, aslında bir zamanlar zorunlu yaşam koşulları olarak karşımıza çıkıyordu. Tabi bu durum o zamanlar kamp kurmak olarak isimlendirilmiyordu. İnsanlığın geçirdiği teknolojik gelişmelerin doğrultusunda belli konfor düzeyine ulaştıktan sonra, yoğunlaştırılmış kent kültüründen uzaklaşmayı amaç edinen kamp, herkes için farklı amaçlara sahip olsa da, doğaya yakın hissetmek sanıyoruz ki herkesin temel amacını oluşturuyor.

Emilio Meinecke Longmire Village kamp alanı, Mount Rainier Ulusal Parkı tarafından popülerleştirilen bir kamp alanı.

Asıl merak ettiğimiz konu ise doğada kalma fikrinin tam olarak ne zaman başladığı ile ilgili. Dış faktörlerden korunmak amacıyla yapılan evlerimiz, konforla birleşince hayli farklı bir ev algısını da beraberinde getirdi. Barınak fikrinin bu denli gelişmesiyle, doğada kısa süre yaşama fikrinin de doğru orantılı olarak geliştiği bu durumu, tarihsel olarak inceledik. İlk kamp kurma fikri nereden gelmiş? Bu fikir ne zaman bu kadar popüler olmuş? Hepsini bir bir inceledik.

1861 yılında Washington Connecticut’da Frederick Gunn’a ait bir Topçuluk Erkek Okulu’nın toplu bir doğa etkinliği kayıtlar arasında yer alıyor. Okulun tüm üyeleriyle birlikte 2 haftalık doğal bir alanda kalan Frederick Gunn, kamp programını tam da bizim şimdilerde yaptığımız aktivitelerden oluşturmuş. Balık tutma, yürüyüş yapma ve hayatta kalmak için ihtiyaç duyulan günlük işlerini, burada görebilirsiniz.

Pop-up Camper ile kamp, 1973. Görsel ⓒ The Ackermans.

1874 yılına geldiğimizde, ilk zamanlar dini bir birlik olan The YWCA (Genç Kadınlar Hristiyan Birliği), ‘’Sea Rest’’ adındaki eğitim programlarıyla fark etmeden kamp yapmış sayıldılar. İsminden de anlayacağınız gibi sadece kadınlara özel bir etkinlikti bu. İçeriği ise doğal ortamda verilen disiplinle birlikte bir miktar dini bilgiydi elbette.

Kartpostal ⓒ Silver Streak

Şimdiye kadar değindiğimiz etkinliklerde aradığınız tam anlamıyla bulamamış olabilirsiniz. O yüzden şimdi İngiltere’de modern kampın ve outdoor aktivitelerinin öncüsü olarak bilinen Thomas Hiram Holding’e geliyoruz. 20. yy’da modern doğada kalma etkinliğini popüler hale getirenlerden biri Thomas H.H. Aslında kaynaklarda bu tip etkinliklerin, 1800’lü yıllarda meşhur Vicoria Döneminde popüler hale geldiğini görebilirsiniz. Fakat bu dönemde ekipmanlarının aşırı kullanışsız oluşu, bu aktivitenin az tercih edilen ya da sadece zenginler tarafından tercih edilen bir etkinlik haline gelmesine neden olmuş.

Paradise Valley kamp alanı, Rainer Dağı Milli Parkı. Flickr

Thomas Hiram Holding, ailesiyle birlikte gezdiği Amerika kırlarının yerini zamanla tek başına ve arkadaşlarıyla sürdürdüğü daha uzun gezilere yer vermiş. İlk olarak İrlanda’daki deneyimlerini anlattığı Cycle and Camp (1901) kitabını yayınlamış. Daha sonra Camping and Caravaning Club’ü arkadaşlarıyla kurmuş ve son olarak da 1908’de The Campers Handbook’u yazmış.  

Fotoğraf ⓒ Carl Fleischhauer, Arena’nın Batısındaki Kamp Alanında Futbol Oynayan Çocuklar (1983)

Thomas, bisikletiyle doğada kitaplar yazmaya devam ederken, 1894 yılında Man Adasında Cunningham Camp adıyla açılan kamp alanı, belki de dünyanın ilk ticari kamp alanıydı. Aslında başka bir kaynakta New York’da YMCA Camping adında başka bir işletmenin 1885 yılında açılmış olabileceği yazsa da biz hangisinin daha doğru olduğuna karar vermedik. Ne olursa olsun ikisi de ticari amaçla açılan bir doğa işletmesi için oldukça erken bir tarih.

Emilio Meinecke Longmire Village kamp alanı, Mount Rainier Ulusal Parkı tarafından popülerleştirilen bir kamp alanı.

Thomas Hiram Holding, bu gelişmelerden etkilenmiş olacak ki, daha önce arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Camping and Caravaning Club’a ait özel bir işletme açmaya karar verir ve Association of Cycle Campers adındaki kamp işletmesini 1906 yılında Weybridge’de açmış. Kulüp 1910 yılında da National Camping Club ile birleşmiş.

Tüm bunlar yaşanırken 1869 yıllarında Amerika’da William Henry Harrison Murray, kamp öncüleri arasında yer alıyordu. William Henry’nin Camp-Life in the Adirondacks kitabının yayınlanmasıyla, kamp yapma fikri pek çok insan tarafından oldukça sevildi. O yaz Adirondacks’ı kamp için gelen binlerce insan olduğu da söylenir.

Görsel ⓒ KOA Dizini, 1970-71, kamp listeleri arasında kremalı sığır eti için bir tarif eki.

1930’lu yıllardan sonra Uluslararası Kamp Kulüpleri Federasyonu (The International Federation of Camping Clubs) dünyanın dört bir yanından gelen ulusal kamp kulüplerine ev sahipliği yapar ve o artık kamp kültürü, yerleşmiş bir hal almaya başlamıştı. Hatta 1960’lı yılların başlarında kamp, Avrupa ve Amerika’da ailelerin hafta sonlarında yaptığı bir standart halini almaya başlamıştı bile.

İşte kamp kurma tutkusu, bu şekilde günümüze kadar geldi. Şimdilerde yılda kaç kişinin kamp kurduğuna dair bir istatistik izleyebilseydik, eminim ki oldukça şaşırtıcı bir rakamla karşı karşıya kalırdık. Konuyla ilgili biraz daha detaylı bilgi alayın diyorsanız şu linkten incelemeye devam edebilirsiniz.  Kamp tarihi ile ilgili bir de podcast bulduk ki şahane, dinlemeden geçmeyin. Son ilave, tadından yenmeyecek harika bir kampa dair sosyolojik bir analiz.

19. yy’da başlayan Sanayi Devrimi hemen sonrasında, insanların kendilerini doğaya atmaları ayrıntısı da burada dursun. Belki de dünyanın kurtuluşu olarak isimlendirilen toplumsal ve ekonomik olaylar, pek de göründükleri gibi değillerdir, kim bilir?

Her şey bir tarafa, arada doğanın kucağında uyumak, yoğun oksijende zaman geçirmek, az insanla ve az kuralla haşır neşir olmak ama konforsuz kalmak insana iyi geliyor. Sanıyoruz ki burada konforun tanımını yeniden yapmak gerekecek.

Bir cevap yazın

📲 Ücretsiz İndir