parallax background

Türkiye’nin En İyi ve En Sakin 10 Plajı

Ağustos 5, 2018
agri-dagi-kultur-rotalari
Türkiye Kültür Rotaları; Ağrı Dağı Yürüyüş ve Tırmanış Parkurları
Temmuz 21, 2018
cevre-kirliligi
Uçmuyorsa Kuşlar, Ölüyorsa Balıklar, Nasıl Yaşar İnsanlar?
Ağustos 7, 2018

Çocukluktan beri aklımıza kazınmış bir coğrafi bilgi varsa, o da ülkemizin 3 tarafının denizlerle kaplı olması olabilir. Ülkemiz 3 tarafı denizlerle kaplı fakat 4 farklı denize sahip bir kara parçası ve yaşadığımız kara parçasında birbirinden güzel plajlar bulunuyor. Akdeniz, Karadeniz, Ege Denizi ve Marmara Denizi; ülkeyi boydan boya sararak bir yaşam kaynağı sunuyor hepimize.

Hazır yazın ortasındayken, biz de ülkede bulunan en güzel plajların bir listesini yapalım dedik. Aslında güzel olmayan plaj mı var diyebilirsiniz ki bunda çok da haklısınız. Bizce de plajların hepsi, kendine has bir güzelliğe sahip. Fakat, yapmaya çalıştığımız şey, biraz da çok ünlü plajların yanında namı pek az duyulmuş fakat onlar kadar güzel plajları duyurmak.

Güzellikleriyle ün yapmış pek çok plaj var ülkemizde. Bunların başında Kaputaş, Ayazma, Ölüdeniz, Ilıca, Kelebekler Vadisi, Kleopatra gibi plajlar gelse de biz odağımızı sakinlik arayanlardan yana çevirmek istedik. Bahsi geçen plajlar, ülkenin en iyi plajlarından olsa da listemizde bu plajlara yer yok. Biraz sakinlik arayanlara, çok da bilinmeyen, ün kazanamamış güzel kıyı şeritlerinden bahsetmek istedik. O zaman başlayalım!

1.İğneada

igneada, turkiye, kamp, plaj

Fotoğraf © kampist.com

İstanbul’un yoğun trafiğini atlatır atlatmaz, ayçiçeği tarlaları arasından vardığınız Kırklareli’nde küçük mü küçük, şirin mi şirin bir köy var; Demir Köy. İğneada, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük longoz ormanı özelliğini taşıyor. Öyle ki, 21 bin dönümden fazla alanı içerisinde yürüyüş parkurlarından tutun da kano, off road, atv, mağara keşfi, kuş gözlemi gibi çeşitli doğa sporlarını bir arada yapabileceğiniz harika olanaklara sahip. Çok da popülaritesi yok diyemeyeceğimiz bir bölge olan İğneada, 22 km’lik sahili ile, ülkenin en popüler plajı bile olsa, kalabalıktan rahatsız olmayacağınız bir yapıya sahip. İncecik, altın sarısı kumu da yanınıza kar kalır.

igneada, turkiye, kamp, plaj

Bu arada, denizi inek dostlarımızla birlikte kullandığınızı unutmadan gitmelisiniz. Longoz ormanlarında kamp yapabilir, uzun kumsalda off road ve ATV deneyimi de yaşayabilirsiniz.

2. Geyikli

geyikli, turkiye, kamp, plaj

Fotoğraf © Levent Koşansu

Çanakkale’nin Ezine ilçesinde bulunan küçük bir köy Geyikli. Doğayla iç içe, sakin, gece hayatının cırcır böceklerinden ibaret olduğu bir tatil beldesi. Köyde farklı plajlarda denize girme imkanınız var. Bu da kalabalığı azaltan bir durum oluyor elbette. Özellikle, köy çıkışına doğru, zeytin tarlalarını hemen geçtikten sonra ulaştığınız güzel plaj, kampçılar için biçilmiş kaftan. Plajın hemen yanında bulunan küçük ormanlık alanda, güzel bir ağaç altına çadırınızı kurun ve gün batımını buradan izleyin. Çanakkale’nin tek problemi, rüzgarlı havası. Eğer rüzgardan hoşlanmıyorsanız, burası size göre bir plaj olmayabilir. Yine de, deniz içerisinde bulunan Kurtuluş Savaşı’ndan kalma mevziler eşliğinde, tüyler ürpertici bir tatil deneyimi yaşamak istiyorsanız buraya bir uğramanızı tavsiye edebiliriz. Bir de, Geyikli Köy merkezinde kahvede sabah tostu yiyip, akşam üstü Pandora Butik Kafe’de bir kahve içmeden dönmeyin.

3. Habbele Plajı

bozcaada,habbele, turkiye, kamp, plaj

Geyikli demişken, hazır buradan Bozcada’ya da geçebilirsiniz. Bilen bilir, Bozcaada çok güzeldir fakat o küçücük ada sezonda dolar taşar. İnsan bu ada acaba bizi taşır mı diye korkmuyor değil. Bozcaada’nın Ayazma Plajı meşhurdur fakat biz Habbele Plajı’nı da çok seviyoruz açıkçası. Burası küçük bir koy olsa da, yeteri büyüklükte bir plaja da sahip. İnce kum arasındaki yuvarlak taşlardan tutun da, denizin berraklığına kadar huzur veren bir yapısı var bu koyun. En iyisi mi, gitmişken bir bakıverin. Bir de Akvaryum Koyu var ki, sualtı dalışçılarının zaten bildiği, yeni başlayanların da mutlaka bir deneyimlemesi gereken bir koy.

4. Haydar Koyu

haydar koyu, turkiye, kamp, plaj

Ege dediğimizde, en güzel plaj şudur, en harika koy da budur demek oldukça zor. Ege’nin neredeyse tüm plajları, birbirinden güzel ve görülesi. Haliyle bütün bu güzel plajlar da tıklım tıklım tatilcilerle dolu oluyor. Haydar Koyu, isminden de anlaşılacağı üzere bir koy olmasına karşın güzel bir plaja da sahip. Akbük’te bulunan Haydar Koyu’na, ilçe dışına çıkışta küçük bir patikadan ulaşılıyor. Yol oldukça bozuk, dolayısıyla bisiklet, motosiklet, arazi aracı veya yürüyüşle ulaşım çok daha makul. 10-15 dk’lık taşlı patika yol sonunda turkuaz renginin büyüsüyle karşılaşınca, koya geldiğinizi anlıyorsunuz. Kamp yapılabileceği gibi, çevre köylerde de konaklayabilirsiniz.

5. Patara

patara, turkiye, kamp, plaj

Fotoğraf © gezievreni.com

Antalya Kaş’ta bulunan Patara, Patara Antik kenti yakınlarında, 12 km’lik uzunluğa sahip, ülkenin en iyi plajlarından birisi. Oldukça büyük bir plaj olduğu için, her zaman tıklım tıklım bir görüntüyle karşı karşıya kalmayabilirsiniz burada. Likya’nın başkentlerinden biri olan Patara, yanı başında bulunan antik kentle de önemli bir yere sahip. Likya Yolu üzerinde bulunan plaj, zaman zaman kesintisiz yürüyüşçülerin de kamp noktası olabiliyor.

6. Çıralı

cirali, olimpos, turkiye, kamp, plaj

Fotoğraf © yoldaolmak.com

Antalya’nın başka bir cennet köşesi ise Çıralı Plajı. Olimpos Antik Kanti’nin de hemen yanı başında olan, serin derelerden, gizemli yapılar arasından da ulaşabileceğiniz Çıralı, kelimenin tam anlamıyla harika bir doğaya sahip. Olimpos Beydağları’nın etekleri dibinde başlayan taşlık plaj, Phaselis Antik kentine doğru uzanır. Arka tarafta bulunan ormanlık alan içerisinde, kamp imkanınızın da bulunduğunu unutmayın. Geceleri, gündüz kadar kalabalık olan Çıralı Plajı’nda, ruhu genç insanlarla güzel sohbet ve şarkılar eşliğinde güneşi doğurabilirsiniz. Bir de, gece antik kent içerisinden zifiri karanlıkta Olimpos kısmına yürümeyi denemeyen yoktur herhalde. Oldukça öğretici bir deneyim olabilir.

7. Barbaros Koyu

barbaros koyu, turkiye, kamp, plaj

Mersin Taşucu’nda bulunan Barbaros Koyu, küçük bir plaja sahip. Çakıllı sahili ile hemen yanı başında bulunan büyükçe bir tepesi ile sakin mi sakin bir koy burası. Kamp kurulabileceği gibi, merkeze yakın bulunan işletmelerde de konaklama yapılabilir. Barbaros Koyu çevresinde çok fazla işletme yok. Bu yüzden de gerçekten sakin diyebileceğimiz bir yapıya sahip. Hazır Mersin’den bahsederken, Mersin-Antalya yolu üzerinde bulunan Soğuksu Plajı’ndan da bahsetmesek olmaz. Buz gibi suyu ve küçük plajı ile, uğramak isteyebileceğiniz bir nokta olabilir.

8. Çevlik Plajı

cevlik koyu, turkiye, kamp, plaj

Hatay Samandağ’da bulunan Çevlik Plajı, Akdeniz’in en uzun plajlarından birisi. Plaj, kireç taşı kaya duvarlara yaslanmış bir şekilde, 14 km boyunca devam ettiği için, yoğun kalabalık hissini yaşatmayacak bir yapıya sahip. Çevik Plajı, dünyanın ilk tüneli olduğu düşünülen Titus Tüneli ile de oldukça yakın. Buraya hazır gelmişken, Titus Tüneli’ni mutlaka görün deriz. Akdeniz’in akşam üstü çıkan dalgası, burada da kendini hissettirir biçimde görülüyor. Ne yazık ki dalgayla birlikte, kirlilik de gözler önüne geliyor.

9.Ceneviz Kalesi Plajı

ceneviz kalesi koyu, turkiye, kamp, plaj

 

Düzce Akçakoca’da bulunan plaj, tarihi Ceneviz Kalesi’nin hemen önünde uzanıyor. Kalenin restorasyonuyla birlikte turizme açılan plaj halka açık ve belediye tarafından işletiliyor. Plaj, Siyah İnci ismi verilen bir kum türüne sahip. Deniz bölgesel olarak kayalık olsa da oldukça temiz.

10. Güzelcehisar Koyu

guzelcehisar koyu, turkiye, kamp, plaj

Bartın’da bulunan Güzelcehisar Köyü, sahip olduğu küçük koy ve plajı ile görülmeye değer bir güzellik. Çeşitli bölgelerde bulunan lav kayaları ile ilginç bir görünüme sahip olan plajda küçük de bir ada bulunuyor. Plajı çevreleyen limon ağaçları ve turkuaz rengi suyu ile sakin bir tatil yapabilirsiniz.

Bonus- Caddebostan Plajı – 1940

caddebostan, turkiye, kamp, plaj

Fotoğraf © aykiriakademi.com

Araştırmacı-yazar Dr. Müfid Ekdal’ın kaleminden Kadıköy’ün plajları-eski adıyla deniz hamamları;

” Ragıp Sarıca Paşa Konağı’na bitişik, içinde incir ağaçları olan plajı, Reşit Bey işletirdi.

Arkası yola dayalı, kabinlerden başka, iki katlı uzunlamasına yapılmış binalar yazdan yaza kiraya verilir, İstanbul ve Ankara’dan gelen müşteriler bütün mevsim ailece kalırlardı. Plajın restoranı olduğu için yemek sorunu da halledilmişti. Günün kalabalığı dağılıp, akşam olunca pansiyonlarda kalan müşteriler grup grup otururlar, geçe saatlere kadar eğlenirlerdi. Tiyatro ve ses sanatçılarının, müzisyenlerin kaldığı bu plajın geceleri bir başka olurdu. Piyanist Fevzi Aslangil hemen hemen her yıl ailesiyle gelir, en uçtaki iki odayı kiralar, bütün yazı geçirirdi. Selahattin Pınar onu yalnız bırakmaz, Çiftehavuzlar’daki evinden her gece gelir, Aslangil’in türlü muziplikliklerine yarı kızıpı yarı gülerek katlanırdı. Plajın sahibi Reşit Bey, hafifçe öne eğik bir vücut yapısına sahip, sessiz, terbiyeli, daima siyah elbise giyip, kravatsız dolaşmayan bir İstanbul efendisiydi. Çok kere kışları bile plajın içindeki evinde kalırdı. Kız kardeşi Naciye Hanım kapıda bilet keser, hemen bütün müşterileri tanırdı. Sıcak yaz günlerinde plajı dolduran kadın, erkek ve çocukların sesleri akşam güneşi batarken kaybolur, yerini bitişikteki Caddebostan Gazinosu’ndan gelen müzik sesi doldururdu. Plajın içi geniş bir aile topluluğunu hatırlatır, herkes birbirini tanır, aileler arasında yemek ikramları yapılırdı. Mevsimin ilerleyen günlerinde Naciye Hanım devamlı kapıya gelecek olan üzümcüyü gözler, ”Üzüm küfesi görülünce plaj mevsimi biter!” derdi. Caddebostan Plajı her yıl daha gelişerek yeni odalar, kabinler ilave edilmiş, plaj müşterileri arasında dostluklar, arkadaşlıklar kurulduğu gibi ailelerin dağılmasına sebep olan aşkların doğmasına da sahne olmuştu. Bütün bu hızlı plaj yaşantısı Reşit Bey’in zamansız ölümüne kadar sürdü. Reşit Bey’den sonra Naciye Hanım birkaç yıl daha kuruluşu sürdürdü ise de artık yorulmuştu. Geceli gündüzlü yüzlerce insanın bulunduğu bir müesseseyi idare etmek tek başına bir kadının başa çıkabileceği durum değildi ve plaj kiraya verildi. Fakat eski havası kaybolmuş, müşteriler değişmişti. Günün birinde yol genişletildi. Bitişikteki Caddebostan Gazinosu’nun çam ağaçlarıyla dolu bahçesi yok edildi. Plaja ait bütün binalar yıkıldı.

Böylece Reşit Bey’in plajından en küçük bir iz bile kalmadı.”

(…)

Türkiye’nin en geniş doğa sporları ve kamp alanları veri tabanına ücretsiz olarak Outdoor Türkiye mobil uygulaması üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

📲 Ücretsiz İndir